29.11.01

Ders mi çalışmaya başladım ne!!! Erken kalkmak işe yarıyormuş. Bir yıldır topladığım makale isimlerini derleyip düzenledim ve fotokopisini çektirmediklerimi taradım. Gerekli olanları çektirdim. Gereksizleri temizledim. Sonra da kitapları taramaya başladım. Ama onlar doğal olarak bitmedi ama ben bittim. :))) Yarın da mimarlar odasında daha önce not aldığım kitap ve makalelere bakacağım. Bu arada da temel kavramları yazmaya başlayacağım.

Bugün bir arkadaşımdan bir şiir geldi. Çok beğendim.


Bazen;

Yildizlari süpürürsün, farkinda olmadan
Günes kucagindadir, bilemezsin
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
Cigerinde kuruludur orkestra, duymazsin
Koca bir sevdadir yasamakta oldugun, anlamazsin
Uçar gider, kossan da tutamazsin...
W.SHAKESPEARE

Kimbilir belki de koca bir sevdadır yaşamakta olduğum :)))

25.11.01

Bunu yazmak için çok erken biliyorum ama sanırım bir tez konum var artık. Ama daha önce dediğim gibi tezim kabul edilip onaylandıktan sonra ancak böyle bir lafı kesin olarak söyleyebilirim. Her neyse. Sanırım artık plaza atriumlar üzerinde yoğunlaşma zamanı geldi. Outline oturmuş artık. Şimdi sürekli okumalar yapma ve sağa sola acaba bu da işime yarar mı diye saldırmaya geldi sıra (işte böyle de düşük cümleler yazarım :)) Tabii bir de araştırdıklarımı kağıda aktarma sorunu var. Neyse ki bilgisayar var da bu işten kurtuldum!!! İğğğğğğ iğrençti kabul ediyorum :(((

11.11.01

hımmmmmmmmm!! Tek kelimeyle harika bir gündü. (Tabii ki tez açısından değil :) İstanbul'dan gelen Yasemin'in sms'i ile uyandım. Berna'yla önce buluştuk. Bir saat sonra diğer arkadaşlarla. Yine çok güzel vakit geçirdik. Ufak aksilikler hep olur canım :)) İşte böyleee. Sırf tez için de günlük olmaz ya!!! Çok lazımsa bi halt etmedim tez için. hep birliklte boş atıp boş tuttuk :)))))

10.11.01

Neden acaba bazı şeyler hiç değişmiyor değişmeyen tek şey değişim olduğu halde :)) Okul aynen duruken benim tez konum sözün doğruluğunu kanıtlarcasına nerdeyse 15 günlük periyotlarla hızlı bir şekilde değişmeye devam ediyor. En sonunda üç hoca bir araya geldi ve tez için mantıklı birşey çıktı. Çünkü en sonunda cinnet geçirmiş ve tüm bina türlerinden örnekler seçerek atrium tasarım kriterleri arasındaki farklılıkları ortaya çıkaracağım demiştim. Aslında kötü bir konu değildi ama incelediğim tek bir örneğin 12-15 sayfa arası olması ve minimum 20 örnek inceleyecek olmam ve bunun da tezin sadece bir bölümünü oluşturacak olması biraz kafamı kurcalıyordu. Tabii ki sayfa sayısıyla ölçülemez bir tezin başarısı ama biraz fazlaydı. Ve bir sonuca ulaşıp ulaşamayacağı da kesin değildi. Yine "tezin son hali hoşuma gitti." " Bu sefer tamam." gibi salak laflar etmeyeceğim. Teslim ettikten ve başarılı bulunduktan sonra ancak bunları söyleyebileceğimi öğrendim yüksek lisans eğitimim boyunca. Hepsi bu sanırım. Vardır birkaç şey daha. Haksızlık etmiyeyim. Şimdilik tez konum "kendisi atrium olan geniş açıklıklı yapılar" Bakalım nolucek!!! :))) Sonunda tek bir bina tipi incelemeye yaklaşmıştım. Neyse ki böyle esnek bir isimle olayı hallettim. Birçok binayı bu başlık altında işleyebileceğim umarım. Asıl sorun tez danışmanımın bu konuyu plaza atriumlar sanması sanırım. Belki de ben hala plaza atrium kavramını algılayamadım. O da olabilir. Örnekleri götürünce dananın kuyruğu kopacak tam anlamıyla.

1.6.01

Meydanlar hala bitmedi. Ve ben canıma tak edip çıktı almadan da bitmeyecek. Aynı durumda olan birkaç çalışma daha var. Ancak sadece girişlerini yaptığım ve son anda ortaya çıkan ve henüz başlamadığım bir de makale var. Ve de sadece 15 günüm var. Ama hala yetiştirebileceğimi düşünüyorum. Belki hata ediyorum ama olsun. Bir de hiç birşey kazandırmayan bir dersten iki kez sınav olmak zorunda kalmak çok kötü birşey. Notlar açık olunca ve sorular tanımlayınız şeklinde gelince doğal olarak insanlar kitaptan yazıyorlar. Ama nedense bu kopya muamelesi görüyor. Offfff ya neden bu insanlar hala okulda anlamıyorum. Biz neden sınav oluyoruz ki onu da anlamıyorum. Yani diğer tüm derslerde sınav olmazken neden bu iğrenç ders için sınav olmak zorundayız. Hem de iki kez. Anlamıyorum. Bu okulu da içindekileri de anlamıyorum. Sonra da öğrenciler bizi dışarda iyi temsil etmiyor. Ne diye etsin ki. Gün gelip utanacağız bile DEÜ'den mezunum demeye. Sen istediğin kadar uğraş dur. Dersler hala 20 yıl önceki gibi işleniyor. Hem de kaynakları bile aynı. Hala bilgisayarla hazırlanan bir teslim kabul edilmiyor(sözümona, eğer okulun gözde öğrencilerindenseiniz her istediğinizi yapabilir, hocaları parmağınızda oynatabilirsiniz). Lafın kısası sanırım bu okuldan nefret etmeye başlıyorum.

27.5.01

Sanırım o outline birkaç yüz sefer değişti. Hala var ama. Yalnız artık pek sık görüşemiyoruz. Bu ödevler nasıl yetişecek bilmiyorum. İki gündür bilgisayar başındayım. Ama hala bi ödevi bitiremedim(meydanlar). Olay yakında tez boyutuna ulaşacak o zaman alacağım boyumun ölçüsünü. Hazır başlamışken tez elden tez yapıver bunu diycekler beynimi yiycekler!! iğğğğğ iğrençti. en iyisi odadaki kitap listesini taramaya devam edeyim ben. Benim neyime günlük yazmak!!!!(nedense bu bi türlü görünmüyor ve hiç farketmemişim)

11.5.01

Yaşasın!!!! Artık benim de bir outline'ım var. Gerçi daha benden başka kimse görmedi ve olur mu olmaz mı bilemiyorum ama olsun. :)) Yoğun ama güzel bir gündü. Makale için araştırma yapmaya devam ettim kütüphanede. Nerdeyse tüm seminer kitaplarına baktım. Çok iyi olacak bi yazmaya başlayabilsem. Bazı şeylerin kafamda netleşmesi müthiş bir rahatlık verdi. Artık ne yapacağımı biliyor olmanın verdiği iç huzur herhalde bu. Mutluyum, gururluyum!! :))

10.5.01

Bi de haftaya tez outline'ı sunucam. Ama yok kiiiiiiiiiiiiii!!!!
Haftasonundan beri düzenlenmeyi bekleyen jpg'leri sonunda bu gece düzenledim. Kaynaklarına göre klasörleyip sayfa numaralarını da aldım. Meydanlar araştırmasına yaklaşık bir sayfalık bir yazı eklemeyi başardım. Bilgisayarın başına oturunca oluyormuş. :)) Gayet keyifli ve eğlenceli geçen günün sonunda birşeyler yapabilmiş olmanın verdiği iç rahatlığıyla uyumaya hazırlanıyorum. zzzZZZZ Ay nerde kalmıştık!!!! Ah bi bilsem :))) Araştırmalara rağmen yaşamak güzel yaw. Hem belki de incelikler çok ince oldukları için bi yerlere gizlenmişlerdir. Bugün yaklaştığımı hissettim (inceliklere tabii ki :)))))) Belki de çevremdekiler arasında bir salgın olma yolunda ilerliyordur. Saçmalama Ebru!!!! O kadar da uzun boylu değil. İyimserlik iyi hoş da bi yere kadar di mi?

9.5.01

Yaaa neden sanki bu kadar yoğun geçmek zorunda günlerim. Neyse ki Kordon araştırmasının ana kurgusu fena değildi. Fazla birşey demedi hoca. Bir de şu tezin bi ana kurgusu olsaydı. Orcan Hoca da makaleyi haftaya istedi. Meydanlar sunumu yaklaşıyor. Ne halt yemeye acaba burda vakit kaybediyorum!!! hı?????

5.5.01

Bugün Neler Öğrendim?

Bugün aslında yanılmadığımı öğrendim. Tezle çok da ilgili değil ama. İnsanların saygıyı bilmediğini ve inceliklerden çok uzak yaşadığını bir kez daha gördüm. En azından sahte de olsa sevgi var hayatımızda. Ama asıl olması gereken şey; saygı yok kesinlikle. 'Biz gençliğimizde anne babamızın yanında bacak bacak üstüne atamazdık' diye başlayan nutuklardan biri değil bu. Ben de zaten bunu yapacak ve sürekli insanlarla arasında 'belli bir mesafe' bulundurabilecek biri değilim. Ama belki de öyle yapmak gerekiyor. Harcanan emeğe ve de yaşananlara saygı duymak çok insanca bir duygu. Ama günümüzde insanca duyguları hisseden ve yaşayan kaç kişi var ki!!!! Bundan sonra asla ve asla saygı hikayelerine ve anlayışlılık maskelerine kanmayacağım. Bunu öğrendim bugün. Maalessef haklı olduğumu öğrendim. Gerçekten saygı ve incelikler çok önceleri silinip gitmiş yaşamımızdan.

2.5.01

Dün çok kötü bir olay oldu. Bilgisayarımdan tam 10 saat uzak kaldım. Okula gitmem gerekiyordu da. (okul+uyku=10saat yani) Yani bilgisayar nasıl bir bunalıma girdi bilemeyeceğim. Neyse ki açığı telafi ettim hemen. :)) Biraz çok mu çalşıyorum ne!!!

28.4.01

BU GÜNLÜĞE ÖZEL HAYATIMLA İLGİLİ YAZACAĞIM TEK YAZI

Büyük ihtimalle tabii ki.

Hayatımda yepyeni bir sayfa açılıyor. Bi süre sonra insan hayal kırıklıklarının kendisini fazla üzmemesini sağlamayı öğrenebiliyormuş meğer. Ya da ben istisnayım. Herşeyi geride bırakmayı başardım artık. Bundan sonra derslerim, araştırmalarım, sunumlarım ve BEN varım. Yaşasın özgürlük!!! (nereye kadar devam edecekse artık ;))

22.4.01

Ayyyyyyyyy!! İki gündür 'Üç İzmir' diye kendini kitap zanneden ama çoktaaaaaan ansiklopedi boyutlarını aşmış bir kitabı okuyorum (ne zorum varsa). Ticaret hayatı, hane halkı kavramı ve kaç kişiden oluşabileceği, Levantenlerin Türk örf, adet ve göreneklerini nasıl öğrenip uyguladıklarını falan öğrendim. Ama ne alaka yani?? Kordon'a ne oldu bu arada onu bilemiyorum işte!! Ama kitabı zevkle okuyorum yani.

19.4.01

Nolucak bu benim halim bilmiyorum. Bir türlü çalışasım gelmiyor. Sürekli bahanelerim var ve nasıl oluyorsa artık ne zaman canım deliler gibi çalışmak istese o zaman çalışmak için uygun olmayan en kötü zaman oluyor. Gece yarısı, dışarı çıkmak üzereyken falan!!!!
Ama en sonunda kitsh fotograflarının bir kısmını yağmura rağmen çekmeyi başardık çarşamba günü. Yine de keyifli bir gündü :)))))))))

18.4.01

öfffff yaw
Bugün kaç kez uğraştım şu sayfayla. İki tane oluverdi aynı yazı benim aceleciliğim yüzünden. Sonra da ikisini birden yokettim :))
Sanırım artık hala o aynı mutlu hava içerisinde değilim. Yeni bir araştırma daha çıktı. Ve daha da çıkacağa benziyor. Bunalmaya başladım. Her günüm ayrı bir stres. Teze henüz başlayamadım ama diğer araştırmaları epeyce bir yoluna koymaya başladım. Ya da bana öyle geliyor. :))) Neyse oturup biraz daha çalışayım. Bu sefer de günü gününe çalışmayı deneyelim bakalım.(Bu okulda günü gününe çalışmak ne kadar mümkün olursa!!)

12.4.01

Hala aynı mutlu hava içindeyim. Bu arada yeni tez konum atriumlar. Pek bahsetmek lütfunda bulunmamışım ama. ;) Bi de özel hayatımı düzene soktum mu sorun kalmayacak. Ama tez için bunu beklemeyeceğim. Şimdiden başladım araştırmaya. Herşey çok güzel olacak. (umarım)

10.4.01

Bu aralar bi sürü şeyden nefret ettiğimi biliyorum. Ama geçiyor sanırım. Herşey yoluna girmeye başladı.(ya da bana öyle geliyor) Tez konum değişti bugün :)) Benim için hiç bir sakıncası yok :))) Bi de harika bir gün geçirdim. İnsanın gerçek arkadaşlarının da olması güzel birşey gerçekten. Ne iyi ettik de gittik isn't iiiiiiiit, it it it(vokal) :))

8.4.01

Tanımlardan da nefret ediyorum!!

5.4.01

Sanırım artık yaşamaktan nefret ediyorum!!!!!! Hepsi bu!!!

28.3.01

Ders çalışmaktan nefret e-di-yo-rum!!!! İçim bulandı. Günlerdir nete bile giremiyorum. Dün gece tam 90 tane e-mail temizledim. Resmen bir temizlik operasyonuydu. Her neyse. Her derste tezle ilgili araştırma yapmanın ne gereği vardı ki!! İğrenç gidiyor. Hiçbir şey yapamıyorum. Zaman çok hızlı geçiyor. Klasörümde bir fotokopi yığını oluştu. Araştırma yapmasına yapıyorum da hangisini hangi ders için yapıyordum onda biraz takılıyorum. Panik denilen şey bu olsa gerek. Yok mimarlığın doğuşu ve kitsch kavramını araştırırken kendimi park tasarımları içinde buluyorum. Bi derginin netteki sayfasını bulmak için nete geldiğimde kendimi Kordonyolu ile ilgili araştırma yaparken buluyorum. Offf yaa. offffffffff

16.3.01

Yaaaaaaaa!!! Demek ki gerçekten sayılı gün çabuk geçiyormuş. Bak sen terbiyesize!!! Tatilde tez adına pek birşey yapamadım. Herhangi birşey adına herhangi birşey yaptım mı onu da sormak lazım!!! Tabii ki hayır. (Tanrım ne gereksiz bir soru!! Yok!! Hiç mi yok??? gibi yani) Neyse yarın tez hocamla görüşeceğim. Bakalım nolucek!!!!

2.3.01

Offfffff! Tembellik yaptım dün koca gün. Bugün de süresi dolan kitabı vermek için gittim sadece. Tabii ki okumamıştım ama uzatılmıştı da daha önce. Neyse. Ordaki satışa çıkmış dergileri kurcaladım ve bir tane de tez alarak yanıma çıktım kütüphaneden. Bugün de araştırmam bitmiş oldu. Uzuuuuuuun bir tatile giriyoruz. Ama kütüphaneden aldığım tezle gideceğim. ;)

1.3.01

Tamam!! Artık mucizelere inanıyorum. Sürekli tezle ilgili bi sürü şey çıkıyor karşıma. Bu da yetmezmiş gibi tüm derslerde hocalar teze yönelik bir çalışma yapmamızı istedi. Girdiğim son derste artık duruma isyan ederek'bunlar bu gidişle bu dönem sonuna bu tezi bitittirecekler ' diyerek son noktayı koydum. Aslında iyi de oluyor. Yalnız bina programlama dersinde ben park mı programlayacağım!!! Allahtan tez hocamı seviyorum. Yoksa altından kalkamazdım. Umarım yarın okulda olur.

24.2.01

Dün bir mucize oldu. Öğle paydosunda arada kalan yaklaşık bir saatlik süreyi kütüphanede sohbet etmekle geçirmedim. Günlerdir elimde olan tez listesiyle tezlerin olduğu tarafa gittim(bu ardda birkaç arkadaşla lafladım tabii o kadar da değil. ). Bi çırpıda 4 büyük tezle rafların arasından fırlayıp masama gittim. Gerçi bunlardan daha önce de incelediğim bir tanesinin problemin formulasyonu kısmını anca bitirdim ama en azından not almayı başardım. Elimdeki kitapların süresini uzattım ve sanki bitirebilecekmişim gibi bir tane de tez aldım yüzsüzce. :)))))
Dün bir mucizeydi yani!!!

23.2.01

bugün tezim için ne yaptım???

Akşam Kipa'da erkek arkadaşımla dolaşırken İzmir'le ilgili kitaplara rastladım ve onları inceledim. Bi de biraz önce koltuğuma oturmak için kütüphaneden aldığım bir kitabı elime alıp sehpaya koydum.
sonunda oldu sanırım

Böyle kötü bir günde sadece biraz oyalanayım diye başladım. Bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim.

Herneyse. Mümkün olduğunca tezden bahsedeceğim. :))

22.2.01

Deneme :))))))))